Sprague-dawley sıçanlarda oluşturulan yanık yara modelinde origanum majorana (beyaz kekik/alanya kekiği) bitkisinden elde edilen esansiyel yağın mrsa ile enfekte yaralar üzerindeki tedavi edici etkilerinin in-vivo ve in-vitro yöntemler kullanılarak araştırılması
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanlığı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELMA SEZEN
Danışman: Medine Güllüce
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada Alanya ve çevresinde yanık yaralarının iyileştirilmesi için kullanılan Origanum majorana L. esansiyel yağının sıçanlarda oluşturulan temiz ve MRSA ile kontamine edilmiş yanık yaralarındaki antimikrobiyal ve yara iyileştirici özelliğinin invitro ve in-vivo yöntemler kullanılarak araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Bu çalışma kapsamında Origanum majorana L. bitkisi 2 farklı zamanda toplanarak esansiyel yağ analizi gerçekleştirilmiştir. Esansiyel yağların içerik analizi yapıldıktan sonra in-vitro antimikrobiyal aktiviteleri değerlendirilmiştir. İn-vitro deneyler kapsamında hücre kültürü doz çalışmaları ve hücre kültürü yara modeli gerçekleştirilmiştir. 60 sprague-dawley sıçan 10 gruba ayrılarak yanık yara modeli oluşturulmuştur. Temiz yanık yarası olan gruplar ve MRSA ile kontamine yanık yarası olan grupların iyileşme düzeyi 28 gün boyunca takip edilmiştir. 28 günün sonunda kan, doku ve yara sürüntüsü alınmıştır. Mikrobiyolojik, biyokimyasal, histopatolojik ve immünohistokimyasal yöntemler kullanılarak örneklerde yara iyileşme düzeyi ve inflamasyon parametreleri araştırılmıştır. Bulgular: Esansiyel yağlar in vitro deneylerde kullanılan tüm patojen bakterilere karşı antimikrobiyal etki göstermiştir. Hücre kültürü yara modelinde yaranın daha hızlı ve yoğun şekilde kapanmasını sağlamıştır. Sıçanlarda oluşturulan yara modellerinde düşük doz (500 µl/ml) ve yüksek doz (1000 µl/ml) esansiyel yağ grupları hem temiz hem MRSA ile kontamine yara gruplarında pozitif kontrol ve sham grubundan daha hızlı yara kapanması sağlamıştır. Yüksek doz esansiyel yağ grupları ise yanık kremi gümüş sülfadiazin karşılaştırıldığında daha hızlı yara kapanması sağlayarak, histopatolojik ve immünohistokimyasal analizlerde daha güçlü tedavi yanıtı oluşturmuştur. Yine yüksek doz esansiyel yağ grubunun bakteriyel yara kültüründe MRSA yoğunluğunun gümüş sülfadiazinden daha düşük olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Origanum majorana L. esansiye yağının in-vitro ve in-vivo antimikrobiyal etki sergilediği, sıçanlada oluşturulan temiz ve kontamine yanık yaralarda iyileştirici etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Bu tez çalışmasında elde ettiğimiz veriler ışığında biyoteknolojik yöntemler kullanılarak, yara iyileşmesini hızlandıracak esansiyel yağ kaynaklı yerli ve milli bir topikal ürünün geliştirilmesi hedeflenmektedir.