İntratekal olarak kullanılan lokal anestezik (lidokain, bupivakain, prilokain) ve opioid (morfin, tramadol) ajanlarının nörotoksik etkileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2000

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HACİ AHMET ALICI

Danışman: Hüsnü KÜRŞAD

Özet:

C.ÖZET ideal olarak bir ilaç insanlarda intratekal olarak kullanılmadan önce çeşitli deneklerde nörotoksisite açısından histolojik, fizyolojik ve davranışsal testlerin tam olarak uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle biz, randomize çift kör bir çalışma planlayarak lokal anestezikler ve opioid analjezikler spinal kordda ve kan-beyin bariyerinde (KBB) oluşturdukları değişiklikleri ışık ve floresan mikroskobu ile incelemeyi amaçladık. Yetmişaltı Yeni Zelanda türü tavşan rastgele iki gruba ayrıldı. Bir KBB belirleyicisi olan %2'lik Evans Blue (EB) 5 ml/kg intravenöz olarak intratekal enjeksiyondan 5 saat önce bütün deneklere uygulandı. Lokal anestezik grubu (n=40) rastgele herbiri 10'ar tavşan içeren 4 subgruba ayrıldı. Şuuru açık hayvanlara 0.15 mi %2 lidokain (Grup L), %0.5 bupivakain (Grup B), %2 prilokain (Grup P) veya %0.9 şalin solüsyonu modifiye Malinovsky'nin tekniği kullanılarak intrasistemal yolla intratekal olarak enjekte edildi. Opioid analjezik grubu (n=36) rastgele 3 subgruba ayrıldı. Morfin 200 ug/kg (Grup M), tramadol 200 ug/kg (Grup T) ve %0.9 şalin (Grup S) solüsyonları 0.15 mi intrasistemal yolla intratekal olarak verildi. Vasküler kanülasyondan sonra, EB enjeksiyonundan sonra, spinal enjeksiyondan 3 dk sonra ve spinal enjeksiyondan 60 dk sonra olmak üzere 4 farklı zamanda solunum hızı, nabız, hemodinamik değişiklikler ve arterial kan gazı değişiklikleri kaydedildi. Bir haftanın sonunda denekler intrakardiak paraformaldehid enjeksiyonu ile sakrifiye edilip, beyin, servikal, torakal lomber ve sakral segmentlerden alınan kesitlerde histopatolojik ve KBB lezyon değişiklikleri araştırıldı. Verilen ajanlardan habersiz bir nöropatolojist tarafından transvers beyin ve spinal kord kesitleri ışık ve floresan mikroskobu ile incelendi. Bütün beyin ve spinal kord lam kesitleri beyin, servikal, torasik, lomber ve sakral olmak üzere beş zonda skorlandı. Şalin uygulanan deneklerin skorlarından daha yüksek skora sahip beyin ve spinal kord homojen lezyonlarının anormal olduğu düşünüldü. Lokal anestezi grubu: %0.9'luk şalin uygulanan deneklerin hiçbirinde sensoryal ve motor blokaj gelişmedi. Diğer deneklerde tam motor ve sensoryal blok gelişti. İntratekal enjeksiyondan deneklerin ölümüne kadar hiçbir denekte nörolojik defisit ve davranış bozukluğu gözlenmedi. Tüm deneklerde histopatolojik olarak beyin ve spinal kord incelenmesinde önemli bir değişiklik görülmedi (p>0.05). Beyin ve spinal kordun evans blue ile boyanması direkt inspeksiyonla değerlendirildi ve deneklerin hiçbirisinde evans blue ile anlamlı boyanma görülmedi (p>0.05). Floresan mikroskopi ile anlamlı KBB değişikliği gözlenmedi (p>0.05). İntratekal olarak verilen %2 lidokain, %0.5 bupivakain, %2 prilokain ve %0.9 şalin; solunum hızında, kalp hızında, hemodinamikolarak ve kan gazı örneklerinde intratekal injeksiyonu takiben 1 saat süreyle anlamlı bir değişiklik meydana getirmediler (p>0.05). Opioid analjezik grubu; %0.9 şalin ile motor ve sensoryal blokaj gelişmedi. Morfin ve tramadol kullanılan dozlarda HP ve PP cevabı için tam bir blok meydana getirdiler. İntratekal enjeksiyondan deneklerin ölümüne kadar hiçbir denekte nörolojik defisit ve davranış bozukluğu görülmedi. Morfin ve tramadol sadece sensoryal blok oluşturdular. Histopatolojik olarak beyin ve spinal kord incelenmesinde önemli bir değişiklik görülmedi (p>0.05). KBB çalışması, şalinle karşılaştırıldığında morfin ve tramadol'un nörotoksik olmadığını gösterdi (p>0.05). Morfin enjekte edilen tavşanlarda intratekal enjeksiyon öncesi ve enjeksiyon sonrası ilk bir saatteki değerlere ve şalin uygulanan kontrol grubundaki değerlere göre sistolik arter basıncı (SAB), diastolik arter basıncı (DAB) ve ortalama arter basıncı (OAB) daha azdı (p 0.05). Hemodinamik değişiklikler, solunum hızı ve arteriyal kan gazı değerleri açısından tramadol grubu, şalin grubuyla karşılaştırıldığında istatistiki olarak anlamlı bir fark yoktu (p>0.05). Sonuç olarak, intratekal olarak uygulanan lokal anestezik ve opioid ajanların, histolojik, fizyolojik ve davranışsal olarak nörotoksik olmadığına, ancak, tramadol, morfin ve lokal anestezik ilaçların intratekal olarak uygulanması için daha ileri eksperimental çalışmalara ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz. Anahtar kelimeler: İntratekal lokal anestezikler, lidokain, bupivakain, prilokain, intratekal opioid analjezikler, morfin, tramadol, komplikasyonlar, nörotoksisite, tavşan.