Yoğun bakım tedavisi gerektiren eklamptik ve/veya HELLP sendromlu hastaların retrospektif incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEHRA BEDİR KARA

Danışman: Hüsnü KÜRŞAD

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Yoğun Bakım Tedavisi Gerektiren Eklamptik ve/veya Hellp Sendromlu Hastaların Retrospektif İncelenmesi Preeklampsi; artmış kan basıncı, ödem, proteinüri, artmış vasküler direnç, koagülasyon sisteminde artmış aktivite ile alakalı olan anormal vasküler cevapla karakterize gebeliğin en ciddi hastalığıdır. Eklampsi, preeklamptik hastalarda gebelikte veya postpartum dönemde başka bir nedene bağlı olmaksızın konvülziyon gelişmesidir. HELLP sendromu (Hemolitik anemi, elevated liver, low platelet), hemoliz, yüksek karaciğer enzimleri, düşük trombosit sayısı ile seyreden, preeklampsinin ağır bir çeşididir. Biz bu çalışmada, yoğun bakım ünitemizde 7 yıllık süre içinde retrospektif olarak, eklampsi ve/veya HELLP tanısı almış hastaların maternal sonuçları, demografik özellikleri, doğum şekli, skorlama sistemleri, uygulanan anestezi yöntemi, takip değerleri, operasyon öncesi ve sonrası laboratuar parametrelerinin, maternal morbidite ve mortalite üzerine etkilerini incelemeyi amaçladık. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı'nda, 01.01.2005-01.01.2013 tarihleri arasında yatan eklampsi ve/veya HELLP sendromu tanısı alan 34 obstetri hastasının dosyaları retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların dosyaları incelenerek yaş, gestasyonal yaş, doğum sayısı, tanı, yoğun bakıma geliş nedeni, ek hastalıklar, klinik sonuç, APACHE II, SOFA, GKS skorları, mekanik ventilasyon süresi, yoğun bakımda kalış süresi, eritrosit, TDP, trombosit transfüzyonu, vazoaktif ilaç kullanımı, diyaliz, hemofiltrasyon, plazmaferez ihtiyacı, sezeryan operasyonu geçiren hastaların anestezi yöntemi, operasyon öncesi ve sonrası trombosit sayısı, INR, AST, ALT değerleri kaydedildi. Çalışmamızda 34 hastanın %52,9 (n=18)'u yoğun bakımdan servisine verilmiş ve buradan da şifa ile taburcu edilirken, %47,1'i (n=16)yoğun bakım ünitesinde ex olmuştur. Hastaların yaş otalaması 28,97±7,25 olarak bulundu. Yaşayan (n=18) ve ölen hastalar(n=16) arasında maternal yaş, gestasyonel hafta, doğum sayısı karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Hastaların yandaş hastalıkları, diyaliz ihtiyacı, yoğun bakım süresi açılarından karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). APACHE II skoru yaşayan hastalarda 20,88±6,29 olarak saptanırken, ölen hastalarda bu değer 32,56±7,07 olarak bulundu. Ortalama SOFA skorları ölen hastalarda 12,56±3,16 iken, yaşayan hastalarda 7,11±3,06 olarak saptandı. Ölen (n=16) ve yaşayan (n=18) hastaların APACHE II ve SOFA değerleri, mekanik ventilasyon ve vazoaktif ilaç ihtiyacı, operasyon sonrası trombosit sayısında azalma açısından karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunduğu saptandı (p<0.05). Sonuç olarak; yoğun bakım ihtiyacı olan hastaların ayrımı yapılıp, yoğun bakıma transferinin zamanında yapılması mortalite ve morbidite oranlarını azaltacaktır. Skorlama sistemleri hastaların mortalitesinin belirlenmesinde yardımcıdır. Hastaların tedavi yönetiminde, tüm bu özellikler göz önüne alınarak gelecekte hazırlanacak kılavuzlar mortalite ve morbidite oranlarını azaltacaktır. Gebe hastalarda uygun perinatal bakım, yakın takip, zamanında ve yeterli müdahalelerin yapılması ile gelişebilecek problemlerin azalabileceği kanaatindeyiz. Gebelere ve yakınlarına gebe takiplerin önemi konusunda eğitim verilip bilgilendirilmesi, takiplerin zorunlu hale getirilmesi karşılaşılacak komplikasyonları da önemli ölçüde azaltacağı kanaatindeyiz. Anahtar sözcükler: Yoğun Bakım, Eklampsi, HELLP Sendromu