Proksimal aort diseksiyonlarında cerrahi tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: UĞUR KAYA
Danışman: Münacettin CEVİZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Aort disseksiyonları, günümüzde tüm tıbbi ve teknolojik ilerlemelere karşın halen ciddiyetini koruyan ve erken tanıda gecikilmesi durumunda hastaların kaybedilmesine yol açan patolojilerdir. Tanı metodlarındaki hızlı gelişme ve cerrahi onarım tekniklerindeki ilerlemeler mortalitenin geçen yıllar içinde azalmasına katkıda bulunmuştur.Bu çalışmada Haziran 1996 - Ocak 2011 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar carrahisi Anabilim Dalı'nda proksimal (Stanford tip A) aort diseksiyonu nedeni ile aynı cerrahi ekip tarafından opere edilen toplam 79 olguya ait veriler retrospektif olarak tarandı. Olguların yaşları 25 ile 80 arasında değişmekte olup ortalama yaş 56,17±13,38'dir. Olguların 28'i (%35,4) kadın, 51'i (%64,5) erkekti.Hastalarda klinik bulgular, etiyolojik faktörler, uygulanan cerrahi yöntemler değerlendirilmiş, operasyon sonrası serebral koruma yöntemleri ve kanulasyon yöntemleri mortalite ve morbidite yönüyle karşılaştırılmış, uygun tekniğin bulunması amaçlanmıştır.Hastalarda en sık görülen semptom göğüs ve sırt ağrısı olup, en sık etiyolojik faktör ise hipertansiyon olarak saptanmıştır. Hastaların %63,3'ünde Tip I, %36,7'sinde Tip II, %84,8'inde akut, %15,1'inde kronik disseksiyon görülmüştür. 79 hastadan 72 (%91,1)'sine sadece çıkan aort replasmanı yapılırken, 7 tanesine (%8,8) çıkan aort ve arkus aort replasmanı yapıldı. Aort kapağı 62 (%78,4) hastada korunurken, 17 (%21,5) hastada replase edildi. Femoral arter kanulasyonu %65,8 oranı ile en sık uygulanan kanulasyon tipi olup bunu (24) %30,4 oranı ile aksiller arter kanulasyonu ve (3) %3,8 oranı ile femoral+aksiller arter kanulasyonu takip etmektedir. Postoperatif mortalite ve morbidite oranları femoral kanulasyon yapılan olgularda yüksek olmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı değildi. Uyanma süresinin femoral kanulasyon yapılan olgularda yüksekliği ise anlamlı idi (p<0.05). Serebral koruma %68,4 oranında RSP ile, % 20,3 oranında ASP ile %11,3 oranında ASP+RSP ile sağlanmıştır. Serebral koruma yöntemleri morbidite ve mortalite açısından karşılaştırıldı, ASP yapılan hastalarda daha düşük oranda bulundu fakat gruplar arasında istatistiki olarak anlamlı bir fark yoktu. ASP yapılan hastalarda uyanma süresinin uzunluğu ve yoğun bakım süresinin kısalığı istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0.05).Peroperatif bulguların mortaliteye etkisi incelendiğinde TCA süresi hipotermi derecesinin mortaliteye etkisi anlamlı bulunmuştur (p<0.05).Aort kapağı korunmuş hastaların preoperatif ve postoperatif ekokardiyografik parametreleri karşılaştırıldığında aort yetersizlik dereceleri arsında anlamlı bir fark saptanmadı. Postoperatif dönemde EF'deki düşüş istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0.05).Erken mortalite 29 hasta ile %36,7 olup, yaşayan hastalar 49,68±24,6 ( 4ay-10 yıl) takip edildi ve 13 hasta (%16,5) geç dönemde kaybedildi.Sonuç olarak; Derin hipotermik sirkülatuar arrest ve serebral perfüzyon teknikleri kullanılarak aort diseksiyonlarının kabul edilebilir risklerle opere edilebileceği kanaatindeyiz.Anahtar kelimeler: Aort Disseksiyonu, Kanulasyon, Serebral Perfüzyon.