Adenoid hipertrofili çocuklarda eozinofil-lenfosit oranı, nötrofil-lenfosit oranı ile adenoid/nazofarenks oranı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SADİ TAHA AKTAŞ

Danışman: Zülküf KAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Adenoid hipertrofisi, çocukluk çağında sık karşılaşılan ve tıkanıklık ağızdan solunum, horlama, uyku bozuklukları, tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları ve orta kulak patolojileri gibi çok sayıda klinik probleme yol açabilen önemli bir hastalıktır. Adenoid dokunun nazofarenkste kapladığı alanın artması, semptomların şiddeti ile doğrudan ilişkili olup, bu durumun objektif olarak değerlendirilmesi klinik karar verme sürecinde önem taşımaktadır. Günümüzde adenoid hipertrofisinin değerlendirilmesinde, lateral nazofaringeal grafilerden hesaplanan adenoid/nazofarenks oranı, kolay uygulanabilir ve güvenilir bir radyolojik yöntem olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır. Bununla birlikte adenoid hipertrofisinin patogenezinde yalnızca lokal mekanik tıkanıklık değil, aynı zamanda inflamatuvar süreçlerin de rol oynadığı düşünülmektedir. Son yıllarda tam kan sayımından elde edilen nötrofil, lenfosit ve eozinofil temelli olanlar, sistemik inflamasyonun değerlendirilmesinde pratik ve düşük maliyetli biyobelirteçler olarak klinik çalışmalarda yer almaktadır. Bu çalışmada, kliniğimizde adenoid hipertrofisi tanısı ile adenoidektomi uygulanan çocuk hastalarda, adenoid hipertrofisinin radyolojik boyutu ile sistemik inflamatuvar hematolojik parametreler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı. Çalışmaya, Mayıs 2015-Mayıs 2025 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Kliniği'nde adenoidektomi uygulanmış, 2-18 yaş aralığında toplam 320 hasta dahil edildi. Tüm hastalara ait ameliyat öncesi hemogram değerleri ve lateral nazofaringeal grafiler retrospektif olarak incelendi. Adenoid hipertrofisinin boyutu, lateral nazofaringeal grafiler üzerinden hesaplanan adenoid/nazofarenks oranı kullanılarak belirlendi. Hemogramdan elde edilen nötrofil, lenfosit ve eozinofil mutlak sayıları kaydedildi; bu değerler kullanılarak nötrofil-lenfosit oranı ve eozinofil-lenfosit oranı hesaplandı. Elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemler ile analiz edildi. İstatistiksel değerlendirme sonucunda, adenoid/nazofarenks oranı ile lenfosit sayısı arasında zayıf düzeyde pozitif bir korelasyon saptanırken, adenoid/nazofarenks oranı ile nötrofil-lenfosit oranı arasında zayıf düzeyde negatif bir korelasyon bulundu. Adenoid/nazofarenks oranı ile eozinofil sayısı ve eozinofil-lenfosit oranı arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki izlenmedi. Bu bulgular, adenoid hipertrofisinin derecesi arttıkça bazı sistemik inflamatuvar parametrelerde sınırlı değişiklikler olabileceği, ancak bu ilişkinin güçlü olmadığını göstermektedir. Sonuç olarak, adenoid hipertrofisinin değerlendirilmesinde radyolojik ölçümlerin temel belirleyici olmaya devam ettiği, tam kan sayımından elde edilen inflamatuvar oranların ise adenoid hipertrofisinin boyutunu tek başına yansıtan güvenilir göstergeler olmadığı görüldü. Bununla birlikte, bu parametrelerin klinik ve radyolojik bulgularla birlikte değerlendirildiğinde tamamlayıcı bilgi sağlayabileceği ve adenoid hipertrofisinin inflamatuvar yönünün anlaşılmasına katkı sunabileceği kanaatine varıldı. Anahtar kelimeler: Adenoid hipertrofisi, adenoidektomi, adenoid/nazofarenks oranı, nötrofil-lenfosit oranı, eozinofil-lenfosit oranı, çocuk, lateral nazofaringeal grafi, hematolojik inflamatuvar belirteçler.