Erişkinlerde 20-30 mm ebatlı böbrek taşlarının tedavisinde thulium fiber lazer kullanılarak gerçekleştirilen retrograd intrarenal cerrahinin perkütan nefrolitotomi ile karşılaştırılması: Randomize prospektif çalışma


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MÜCAHİT MACİT

Danışman: Şaban Oğuz DEMİRDÖĞEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Erişkinlerde 20-30 mm Ebatlı Böbrek Taşlarının Tedavisinde Thulium Fiber Lazer Kullanılarak Gerçekleştirilen Retrograd İntrarenal Cerrahinin Perkütan Nefrolitotomi ile Karşılaştırılması: Randomize Prospektif Çalışma Amaç: Bu çalışmada thulium fiber lazer litotripsi (TFLLT) kullanılarak gerçekleştirilen RIRC'ın 20-30 mm boyutundaki böbrek taşlarının tedavisinde daha invaziv bir işlem olan ve hala altın standart olan PNL'ye bir alternatif olup olamayacağını araştırarak litaretüre katkı sağlamayı amaçladık. Materyal-Metod: Nisan 2022-Haziran 2024 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniğinde 20-30 mm arası böbrek pelvis, alt pol veya orta pol yerleşimli tek böbrek taşı (Guy taş skoru 1) olup RIRC ile TFLLT veya PCNL yapılan 86 hastanın preoperatif demografik verileri, taş özellikleri, çekilen KUB, USG ve NCCT bulguları prospektif olarak incelendi. Cerrahi prosedür seçimi işlem öncesi ameliyathane hemşiresi tarafından yapılan kapalı zarf usulü kura ile belirlendi. Hastalar RIRC ile TFLLT ve PNL uygulananlar olarak iki gruba ayrıldı. Ameliyat süresi, floroskopi süresi, kullanılan cerrahi enstrüman boyutları, postoperatif hemoglobin düşüşü, hastanede kalış süresi ve kan transfüzyonu ihtiyacı gibi perioperatif ve postoperatif veriler kaydedildi. İşleme bağlı komplikasyonlar modifiye Clavien-Dindo sınıflandırma sistemine göre sınıflandırıldı. Rezidüel taş varlığı ve ek tedavi ihtiyacı değerlendirildi. Veriler istatistiksel olarak karşılaştırılarak analiz edildi. Bulgular : Çalışmaya 86 hasta dahil edildi. Hastaların 44'üne (51.1%) RIRC ile TFLLT ve 42'sine (48.8%) PNL yapıldı. Ortalama boyutu RIRC grubunda 24.73 ± 1.80 mm ve PNL grubunda 24.88 ± 1.70 mm olarak tespit edildi. Her iki gruptaki hastaların demografik, klinik ve taş karakteristikleri karşılaştırıldığında hiçbir parametrede istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0.05). RIRC yapılan grupta 39 (88.6%) hastada ve PNL yapılan grupta 39 (92.8%) hastada SFR sağlandı ve istatistiksel olarak anlamlı bir fark izlenmedi. RIRC ve PNL yapılan hasta gruplarının ortalama operasyon süresi, ortalama floroskopi süresi, ortalama hemoglobin düşüşü, DJ stent uygulanma oranı ve ortalama hospitalizasyon süresi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlendi (p<0.001). Grupların postoperatif 1.saat ve 24.saat VAS ağrı skoru ve aneljezik kullanımı arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlendi (sırasıyla p=0.001, p=0.002, p=0.019). Gruplar arasında postoperatif komplikasyonlar değerlendirildiğinde RIRC grubunda 5 (11.3%) hastada, PNL grubunda 3 (7.1%) hastada postoperatif komplikasyon izlendi ve gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark görülmedi (p=0.806). Sonuç: 20-30 mm boyutundaki böbrek taşlarının tedavisinde RIRC'de TFLLT düşük kan kaybı, düşük hospitalizasyon süresi, düşük floroskopi süresi, düşük postoperatif ağrı ve analjezik kullanımı gibi benzer komplikasyon ve benzer taşsızlık oranları ile PNL'nin güvenli ve etkili bir alternatifidir. Bu konuda yapılacak daha geniş serilerdeki çalışmalar literatüre katkı sağlayacaktır.