Perkütan koroner girişim yapılan st segment yükselmesiz akut koroner sendromlu hastalarda trimetazidine tedavisinin plazma brain natriüretik peptid düzeylerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2011

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SELAMİ DEMİRELLİ

Danışman: Şule KARAKELLEOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Akut koroner sendrom, akut miyokard iskemisine bağlı olarak ortaya çıkan semptom ve bulgularla karakterize olan önemli bir sağlık sorunudur. Son yıllarda yapılan çalışmalarda plazmada ölçülen BNP düzeyinin kardiyovasküler hastalıklarda (özellikle de kalp yetersizliği ve akut koroner sendromlarda) tanı ve prognozda önemli bir yeri olduğu gösterilmiştir. Çalışmamızda akut koroner sendrom tanısı ile perkütan koroner girişim uygulanan hastalarda konvansiyonel tedaviye ilave olarak anti-iskemik ve anti-anginal bir ajan olan trimetazidine (TMZ) kullanımının, standart revaskülarizasyon sonrası BNP düzeylerine etkisi ve bunun klinik sonlanımlar (miyokard infarktüsü, ölüm ve angina) üzerine etkisini araştırmayı amaçladık.Çalışmaya kardiyoloji kliniğine ST segment elevasyonu olmayan miyokard infarktüsü veya yüksek riskli kararsız angina tanılarıyla başvuran ve perkütan koroner girişim uygulanan 45 hasta alınarak gerçekleştirildi. Hastalar rastgele iki gruba ayrıldı. Birinci gruba alınan 22 hastaya perkütan translüminal koroner anjiyoplasti (PTCA) işleminden önce 60 mg trimetazidine yüklemesi yapıldı. İşlemden sonra 6 ay süresince konvansiyonel tedaviye ilave olarak günde 60 mg (3×20mg) trimetazidine verildi. İkinci grup olarak alınan 23 hastaya PTCA yapıldı ve yalnızca konvansiyonel tedavi ile takip edildi.Çalışmaya alınan tüm hastaların PTCA'dan hemen önce, 1. gün ve 30. günde plazma BNP düzeyleri ölçüldü. TMZ alan grubun işlem öncesi ve işlemden sonra 1. gündeki plazma BNP değerleri sırası ile 93,1±44 pg/mL, 73,0±16 pg/mL bulundu. TMZ almayan grubun plazma BNP değerleri ise sırası ile 85,0±37 pg/mL, 80,3±43 pg/mL bulundu. İki grubun bazal BNP değerleri arasında istatistiksel olarak fark yoktu (p=0, 73). Her iki grubun da bazal değerlere göre, 1. günde BNP düzeyinin düştüğü ve TMZ tedavisi alan gruptaki BNP düşüşünün daha fazla olduğu görüldü, bu fark istatistiksel olarak da anlamlıydı (sırasıyla; p<0,001, p=0,47). TMZ alan grubun 30. günde ölçülen plazma BNP değeri (29,0±8 pg/mL), TMZ almayan grubun 30. günde ölçülen plazma BNP değerine (50,6±33 pg/mL) göre de istatistiksel olarak anlamlı ölçüde azalma gösterdi (p < 0,001).Altıncı ayda yapılan değerlendirmede iki grup arasında miyokard infarktüsü ve ölüm açısından fark yok iken angina, TMZ tedavisi alan 22 hastanın 3'ünde, TMZ tedavisi almayan 23 hastanın 10'unda gözlendi ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0.026). Altı aylık takipte angina izlenen hastaların alt grup analizinde 30. günde ölçülen plazma BNP düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı yüksekliği tesbit edildi (p<0, 001).Sonuç olarak, akut koroner sendromlarda önemli prognoz göstergesi olan BNP düzeylerini düşük tutmayı hedefleyen tedaviler mortalite ve morbiditede azalma sağlayabilmektedir. Revaskülarizasyon sırasında ve sonrasında konvansiyonel tedaviye ilave edilen trimetazidine tedavisinin hem plazma BNP hem de klinik sonlanımlar üzerine olumlu etkisi olmaktadır.