Alerjik rinitli hastalarda rupatadin fumarat'ın mukosiliyer klirens, tükürük sekresyonu ve oksidatif stres üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKHAN AKTÜRK

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Bülent AKTAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Alerjik rinit IgE bağımlı, Tip I aşırı duyarlılık reaksiyonu şeklinde ortaya çıkan, nöbetler halinde hapşırık, kaşıntı, burun tıkanıklığı ve burun akıntısı ile karakterize bir enflamatuar nazal mukoza hastalığıdır. Alerjik rinit, atopik hastalıkların en sık görülen şeklidir. Özellikle gelişmiş toplumlarda, nüfu¬sun %10-30'unu etkileyen, immünolojik ve diğer kro¬nik hastalıklar arasında en sık görülen ve insidansı gi¬derek artan bir hastalıktır. Alerjik rinit hayatı tehdit eden bir hastalık olmamasına rağmen, semptomatik etkileri önemlidir ve birçok hastanın hayat kalitesinde belirgin düşüşe neden olur. Yaşam kalitesin de alerjik rinitli bireyler alerjisi olmayan bireyler ile karşılaştırıldığında, sosyal ve fiziksel fonksiyonlar, enerji ve yorgunluk seviyeleri, uykusuzluk ve mental sağlık gibi hayatın her alanında, alerjik rinitin hastaların yaşam kalitesinde belirgin ölçüde azalmaya neden olduğu görülmektedir. Ayrıca alerjik rinit, özellikle çocuklarda yorgunluk ve öğrenme problemlerine yol açabilmektedir.Organizmada serbest radikallerin oluşum hızı ile bunların ortadan kaldırılma hızı bir denge içerisindedir ve bu durum oksidatif denge olarak adlandırılır. Oksidatif denge sağlandığı sürece organizma, serbest radikallerden etkilenmemektedir. Son yapılan çalışmalar özellikle astım, atopik dermatit ve alerjik rinit gibi alerjik hastalıkların patogenezinde oksidatif stresin etkili olduğunu bildirmektedir.Çalışmamızda alerjik rinitli hastalarda rupatadin fumarat'ın mukosilier klirens, tükürük sekresyonu ve oksidatif stres üzerine olan etkilerini saptamayı amaçladık. Bu amaçla alerjik rinit tanısı konulmuş tedavi verilmeyen 50 kişi, rupatadin tedavisi verilen 50 kişi ve 30 kişilik kontrol grubu oluşturduk. Oluşturduğumuz üç grubun mukosilier klirens değerlerini sakkarin testi ile sintigrafik olarak tükürük bezi fonksiyonlarını ve serum MDA ile 8-OHdG değerlerini inceledik.Çalışmamız sonucunda kontrol grubu, tedavi verilmeyen hasta grubu ve rupatadin tedavisi verilen hasta grubunun mukosilier klirens değerlerinin birbirinden farklı olduğunu, ancak sadece tedavi verilmeyen hasta grubunun mukosilier klirens değerlerinin hem kontrol grubu hem de rupatadin tedavisi verilen hasta grubundan anlamlı farklı olduğunu tespit ettik (p<0.05). Sintigrafik çekimlerinden elde edilen maksimum akümülasyon ve ejeksiyon fraksiyon parametrelerinde üç grup arasında fark olmadığını tespit ettik (p<0.05). Üç grubun serum MDA ve 8-OHdG değerlerinde ise gruplar arasında anlamlı farklar tespit ettik (p<0.05). Kontrol grubunun serum MDA ve 8OHdG değerlerinin hem rupatadin tedavisi verilen hasta grubundan hem de tedavi verilmeyen hasta grubundan, rupatadin tedavisi verilen hasta grubunun değerlerinin de tedavi verilmeyen hasta grubundan daha düşük olduğunu tespit ettik (p<0.05). Her üç grubun serum MDA ve 8-OHdG düzeyleri arasında pozitif korelasyon (r = 0,83 P<0,0001) olduğu görüldü.Rupatadinin mukosilier klirense ve tükürük bezi fonksiyonlarına etkisinin olmadığı, serum MDA ve 8-OHdG değerlerinde azalmaya neden olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: alerjik rinit, oksidatif stres ve rupatadin.