Atatürk ilkelerinde laiklik
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 1999
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FERİDUN CEMAL KILIÇ
Danışman: Yavuz Özdemir
Özet:ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ ATATÜRK İLKELERİNDEN LAİKLİK Feridun Cemal KILIÇ Danışman: Yrd.Doç.Dr. Yavuz ÖZDEMİR 1999, SAYFA:105 Jüri : Yrd.Doç.Dr.Yavuz ÖZDEMİR Yrd.Doç.Dr.Ersin GÜRSOY Yrd.Doç.Dr.İbrahim Ethem ATNUR Laiklik, devletin dini olarak kendisini tanımlamamasıdır. Günümüzdeki laiklik anlayışına kolay erişilmemiş tir. Bu tarihi bir sürecin sonucudur. Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin laiklik anlayışı Avrupa'dan etkilenmiştir. 18. yüzyıldan itibaren Osmanlı İmparatorluğu Avrupa'yı tanımaya başlamıştır. Bu tanışıklıktan laiklikte etkilenmiştir. Tanzimat, Islahat ve Meşrutiyet dönemlerinde laik uygulamalara rastlanmıştır. Ancak yeterli olmamıştır. Laiklik Türkiye'de gerçek vasfını Atatürk'le bulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş aşamasından itibaren laik uygulamalar temel olmuştur. Atatürk'ün Batı'yı yakalamak için yapmış olduğu inkılâpların temelinde laiklik vardır. Hukuk İnkılâbı, sosyal alanda yapılan inkılâplar hep bu temele dayanmaktadır. Çağdaş ve modern bir devlet olmanın vasfı din ile devlet işlerini birbirinden ayırmaktır. Bu yapılabildiği müddetçe devlette huzur olacağı aşikârdır. Böylece din ve mezhep kavgalarının da önüne geçilecek, eğitim ve öğretim alanında büyük ilerlemeler sağlanacaktır. Türkiye Cumhuriyeti'nin laiklik ilkesine olan ihtiyacı bu açıdan dünden ziyade günümüzde daha fazladır.