Erzurum`da çalışan hekimlerde tükenmişlik düzeyi ve sosyo-demografik değişkenlerle ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZAHİDE KOŞAN

Danışman: Asuman GÜRAKSIN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Araştırma 2007 yılında Erzurum'da çalışan hekimlerin tükenmişlik düzeyini ölçmek ve buna etki eden etmenleri belirlemek amacıyla kesitsel olarak planlanmıştır. Erzurum il genelinde Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastaneler ve sağlık ocakları, Üniversite hastaneleri ve özel hastanelerde görev yapan hekimler araştırma kapsamına alınmıştır. Sağlık müdürlüğünden, tıp fakültesi personel müdürlüğünden, özel hastane başhekimliklerinden elde edilen listelerden 1166 hekimin görev yaptığı tespit edilmiştir. Araştırmanın örneklemi, ½ oranında sistematik örneklem yöntemi ile belirlenmiş ve 711 hekime anket uygulanmıştır.Araştırmada hekimlerin sosyo-demografik özellikleriyle, çalışma koşulları, alışkanlıkları, boş zaman uğraşıları ile ilgili bilgileri toplamaya yönelik kişisel bilgi formu ve Maslach tükenmişlik ölçeği kullanılmıştır.MTÖ alt boyutları normal dağılıma uymadığı için nonparametrik testler (Kruskall- Wallis ve Mann Withney U testi ) uygulanmıştır. MTÖ'nün alt boyutlarının birbiri ile olan ilişkilerinin ve bazı sayısal değişkenlerin ( yaş, çocuk sayısı, meslekte toplam çalışılan süre, son kurumda toplam çalışılan süre ve aylık nöbet sayısı) değerlendirilmesi için Spearman sıralı korelasyon analizi yapılmıştır. Duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı puanı median değerinden ikiye bölünerek değişkenler, ikili değişken haline getirilmiş ve diğer bağımsız değişkenlerin puanlar üzerindeki etkisi lojistik regresyon analizi ile ölçülmüştür. Düşük olanlar referans kabul edilip diğer bağımsız değişkenlerle birlikte binary lojistik regresyon analizine alınmıştır.Çalışmaya katılan hekimlerin %49.0'unun Sağlık Bakanlığı'na bağlı kuruluşlarda, %46.4'ünün üniversitede, %4.6'sının özel sağlık kuruluşlarında çalıştıkları; Hekimlerin yaklaşık olarak %60'ının 34 yaş ve altında olduğu %65'i erkek olduğu, %72.9'unun evli, evli olan hekimlerin %81.9'unun çocuğunun olduğu saptanmıştır. Hekimlerin %75.9'unun eşlerinin çalıştığı ve %20.3'ünün yönetimle ilgili görevlerinin olduğu, %42.9'unun meslekte toplam hizmet yılının 6 yıl ve altında olduğu, % 73.8'inin ise halen çalıştığı kurumdaki hizmet yılının 6 yıl ve altında olduğu belirlenmiştir. Hekimlerin %57.1'inin nöbet tuttuğu, nöbet tutanların %43.7'sinin aylık nöbet sayısının 6 ve üzerinde olduğu, %85.2'sinin mesleğini isteyerek seçtiği, %47.5'inin doğru seçim yaptığını düşündüğü, %54.6'sının ise çocuğunun hekim olmasını istemediği belirlenmiştir.Duygusal Tükenme ve duyarsızlaşma ile aylık nöbet sayısı arasında pozitif yönde önemli bir korelasyon saptanırken, hekimlerin yaşı, çocuk sayısı, meslekte toplam çalışılan süre arasında istatistiksel olarak negatif yönde önemli bir korelasyon olduğu gözlenmiştir.Kişisel başarı puanı ile yaş, çocuk sayısı, meslekte çalışılan süre ve son kurumda çalışılan süre arasında pozitif yönde bir korelasyon saptanırken, aylık nöbet sayısı arasında negatif yönde bir korelasyon olduğu gözlenmiştir.Çalışmamıza katılan hekimlerde, tükenmişliğin üç alt boyutu olan duygusal tükenme (15.6 ± 7.0), duyarsızlaşma (5.7 ± 3.9) ve kişisel başarı noksanlığı (21.0 ± 4.4) düşük düzeyde bulunmuştur. Tükenmeyi en çok yaşayan grubun araştırma görevlilerinin olduğu bulunmuştur. Yaşla birlikte çalışmamıza katılan hekimlerin tükenme düzeyleri azalırken kişisel başarı düzeyleri artmaktadır. Özel hastanelerde çalışan hekimlerin tükenme düzeyleri en düşük grup olduğunu tespit edilmiştir. Mesleğini kendi isteğiyle seçtiğini belirten hekimlerin duygusal tükenme ve duyarsızlaşmayı daha az yaşadıkları saptanmıştır. Çocuğunun hekim olmasını isteyen hekimlerin tükenme düzeylerinin düşük olduğu saptanmıştır.Sonuç olarak; fiziksel, duygusal ve zihinsel bulgu ve belirtilerle kendini gösteren tükenmişlik, erken tanınmazsa ciddi sağlık sorunlarına yol açarak hekimlerin çalışma performanslarını olumsuz yönde etkileyebilir. En önemli nedeninin çalışma ortamındaki aşırı iş yükü ve bunun sonucu oluşan stres olduğu düşünülen tükenmişlik kamu kurumlarında daha çok yaşanmaktadır. Kamu kurumlarındaki organizasyon bozuklukları, sosyal desteğin yeterince sağlanamaması, ekip anlayışının eksikliği ve iletişim sorunları buna yol açan önemli etmenlerdir. Hekimlerin yakınmaları dikkate alınarak çözüm yolları geliştirilmeli, özlük hakları iyileştirilerek maaşları hakettiği düzeye çıkarılmalı, çalışma koşulları süratle iyileştirilmeli, üzerlerindeki aşırı iş yükü yeterli isdihtam sağlanarak azaltılmalı, hekimlerin kendilerini ifade edebilmeleri sağlanabilmeli, nöbet yükleri azaltılmalı ve nöbet ertesi izin kullanmaları sağlanmalıdır.Tükenmişlikle baş etmek için bir yandan gevşeme teknikleri gibi bireysel yöntemler kullanılabilir diğer yandan da sosyal destek grupları kurarak benzer koşullar altındaki hekimlerin iş ortamlarının zorlukları ve stresle baş etme yollarını karşılıklı tartışmaları ve fikir alışverişinde bulunmaları sağlanabilir.