Anksiyete bozukluğu tanılı çocuk ve ergenlerde bağırsak ve kan- beyin bariyeri geçirgenliği belirteçlerinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZEYNEP TATAR
Danışman: Mehmet Akif AKINCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Anksiyete bozuklukları, kaygı belirtilerinin kişinin işlevselliğini bozucu hale gelmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Merkezi sinir sistemi ile bağırsak dokularında enflamasyonun ve bariyer fonksiyon bozulmalarının anksiyete bozukluğu patogenezinde rol oynayabileceği ileri sürülmektedir. Bağırsak ve kan- beyin bariyerlerindeki proteinlerden I-FABP, okludin ve klaudin-5 düzeylerinin, literatürde çeşitli psikiyatrik hastalıklarla ilişkisi saptanmıştır. Bu çalışmada, anksiyete bozukluğu olan çocukların ve sağlıklı kontrollerin I-FABP, okludin ve klaudin-5 serum düzeylerini karşılaştırmak ve bu parametrelerin inflamasyon belirteçleri olan hs-CRP ve IL-6 ve anksiyete semptom şiddeti ile ilişkisini incelemek amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışma, tek merkezli bir olgu-kontrol çalışmasıdır. Olgu grubuna 8-18 yaş aralığında, en az bir anksiyete bozukluğu tanısının bulunduğu ve eşlik eden psikiyatrik bir bozukluk tanısı olmayan 44 çocuk ve ergen dahil edilmiştir. Kontrol grubuna ise herhangi bir psikiyatrik hastalığı olmayan, olgu grubuyla yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş 44 çocuk ve ergen dahil edilmiştir. Tüm katılımcılar, DSM-5'e dayalı tanısal psikiyatrik görüşme, Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi -Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu (ÇDŞG-ŞY), Yenilenmiş Çocuk Ansiyete ve Depresyon Ölçeği (ÇADÖ-Y) çocuk ve ebeveyn formları, Klinik Global İzlenim Ölçeği (KGİÖ) ile değerlendirilmiştir. Katılımcılardan alınan kan örneklerinden hemogram parametreleri, IL-6, hs- CRP, I-FABP, okludin ve klaudin-5 düzeyleri çalışılmıştır. Bulgular: İki grup karşılaştırma analizlerinde I-FABP değeri olgu grubunda kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p = 0,001). Diğer taraftan IL-6, hs-CRP klaudin-5 ve okludin serum düzeylerinde olgu ve kontrol grubu arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (IL-6 için p = 0,897; hs-CRP için p = 0,483; klaudin-5 için p = 0,260; okludin için p = 0,685). Yaş, cinsiyet ve vücut kitle indeksi kontrol edilerek gerçekleştirilen kovaryans analizleri sonucunda da IFABP düzeyinin olgu grubunda anlamlı düzeyde (F=13,305, p<0.001, ηp2= 0,141) yüksek olduğu bulunmuştur. Ancak IL-6, hs-CRP, klaudin-5 ve okludin düzeyleri açısından kovaryans analizlerinde olgu ve kontrol grubu arasında farklılık bulunmamıştır (logIL6 için F=0,096, p=0,758, ηp2= 0,001; logHsCRP için F=0,671, p=0,415, ηp2=0,008; logKlaudin-5 için F=1,919 p= 0,170, ηp2= 0,023; okludin için F=0,443, p=0,508, ηp2= 0,005). Ölçülen parametreler ile anksiyete semptom şiddeti arasında anlamlı düzeyde korelasyon bulunmamıştır. Sonuç: Bu çalışma, anksiyete bozukluğu tanılı çocuk ve ergen olguları kandaki bariyer geçirgenliği belirteçleri I-FABP, okludin ve klaudin-5 açısından inceleyen ilk çalışmadır. Çalışmamızda serum I-FABP değeri, anksiyete tanılı çocuklarda anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır. Bu parametrenin bağırsak hasarıyla kan dolaşımına geçişinin arttığı düşünüldüğünde, bu sonuç anksiyete gelişimi ile mikrobiyota-bağırsak-beyin ekseninin ilişkisi hakkında yeni bir kanıt olmuştur. Çalışmamızın kesitsel tasarımı sebebiyle nedensellik hakkında kesin bir sonuca varılamasa da bu ön kanıtlar, bağırsak geçirgenliğinin anksiyete etiyolojisindeki yerini aydınlatacak ileri çalışmalara yol gösterebilir. Anahtar Kelimeler: Anksiyete Bozukluğu, Bağırsak Geçirgenliği, Kan- Beyin Bariyeri, Klaudin-5, Okludin, I-FABP