Walter Sınnott-Armstrong'un ateist ahlakı ve eleştirisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMED ENES DAĞ

Danışman: Tuncay İmamoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yapmış olduğumuz tez çalışması, ahlak kavramının tanımı, kökeni ve din ile olan ilişkisini ele alarak, Walter Sinnott-Armstrong'un ateist ahlak anlayışına yönelik eleştirel bir değerlendirme sunmaktadır. Çalışmamızda, ahlakın insan doğasında evrensel bir temele sahip olduğu ve Tanrı kavramından bağımsız düşünülemeyeceği ileri sürülmektedir. Ahlakın yalnızca bireysel güdülerle değil, dini bir çerçevede şekillendiği savunulmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde ahlakın farklı tanımları incelenmekte ve felsefi temelleri ortaya konmaktadır. İslam düşüncesinde ahlak anlayışı ile Batı felsefesindeki etik kavramı karşılaştırılmakta, ahlakın insanın yaratılışında doğal bir unsur olarak bulunduğu ve dinin bu yapıyı tamamlayan bir mekanizma sunduğu belirtilmektedir. Bu bağlamda, ahlakın yalnızca toplumsal normlardan ibaret olmadığı, aynı zamanda insanın doğasında var olan ilahi bir düzenin tezahürü olduğu vurgulanmaktadır. İkinci bölümde Armstrong'un "Tanrısız Ahlak" anlayışı ele alınmakta ve bu yaklaşımın teorik temelleri incelenmektedir. Armstrong'un ahlakın din ve Tanrı'dan bağımsız olarak var olabileceğine dair görüşleri değerlendirilmekte, ancak bu görüşlerin kavramsal ve ontolojik açıdan eksiklikler taşıdığı öne sürülmektedir. Çalışmada, ahlakın Tanrısız bir temele dayanamayacağı, zira ahlakın kaynağının insanın doğasına evrensel ilkeleri yerleştiren Tanrı olduğu savunulmaktadır. Netice itibariyle, çalışma ahlakın yalnızca bireysel bir tercih ya da seküler bir yapı olarak ele alınamayacağını, aksine din ve Tanrı kavramları ile doğrudan ilişkili bir olgu olduğunu ileri sürmektedir. Bu bağlamda, ahlakın kaynağını yalnızca insan aklına veya toplumsal normlara indirgemeye çalışan yaklaşımlar eleştirilmekte ve ahlakın metafizik temellerinin dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Dolayısıyla çalışma, ahlakın Tanrı kaynağından soyutlanamayacağını ispatlama gayreti taşımaktadır.